Sorun Evin Kendisi Değil, Satış Stratejisi Olabilir
Bir ev aylarca ilanda kalabilir…
Fiyatı “makul”, konumu “iyi”, özellikleri “kâğıt üzerinde doğru” olsa bile.
Gayrimenkul sektöründe sahada en sık karşılaştığım durumlardan biri bu.
Ve çoğu zaman sorun evin kendisi değil; satışa nasıl hazırlandığı ve nasıl sunulduğudur.
Konut satışında alıcılar kararlarını sadece metrekareye, oda sayısına ya da fiyata bakarak vermez. Asıl karar, ilanı ilk gördükleri birkaç saniyede oluşan algıyla şekillenir.
1. Fiyat Doğru Olabilir Ama Konumlandırma Yanlış Olabilir
Bir ev, piyasa değerine yakın fiyatlanmış olsa bile yanlış hedef kitleye sunuluyorsa ilanda bekler.
Aile evi mi, yatırım amaçlı mı, ilk kez ev alacaklar için mi?
Bu soruların cevabı net değilse ilan da net olmaz.
2. Fotoğraflar Satışın Sessiz Temsilcisidir
Karanlık, gelişigüzel veya evin ruhunu yansıtmayan fotoğraflar; alıcının ilanı daha baştan elemesine neden olur.
Oysa doğru açı, ışık ve sıralama; evi olduğundan daha iyi değil, olduğu gibi ama doğru gösterir.
3. İlan Metni Bilgi Vermekle Yetinmemeli
“3+1, 120 m², asansörlü” gibi bilgiler gereklidir ama yeterli değildir.
Alıcı şunu merak eder:
“Bu evde nasıl bir hayat var?”
İyi bir ilan metni, teknik bilgiyi duygusal bağla destekler.
4. Uzun Süre İlanda Kalan Ev Değer Kaybeder
Aylarca yayında kalan ilanlar, alıcıda şu algıyı oluşturur:
“Demek ki bu evde bir sorun var.”
Bu noktadan sonra yapılan her fiyat indirimi, çoğu zaman satıştan çok pazarlık baskısını artırır.
5. Profesyonel Satış Süreci Bir Lüks Değil, Gerekliliktir
Doğru fiyat analizi, hedef kitle belirleme, ilan dili ve sunum…
Bunlar bir araya geldiğinde, satılamayan evler değil; doğru zamanda doğru alıcıyla buluşan evler ortaya çıkar.
Sonuç
Bir evin satılamaması çoğu zaman tesadüf değildir.
Yanlış strateji, doğru evi bile bekleten en büyük etkendir.
Gayrimenkulde başarı; sadece ilan vermekle değil, doğru anlatmakla gelir.
—
Aylin Polat
Gayrimenkul Danışmanı
@aylin.polat_wen

Yorum bırakın